Düzeltme: bulacağınız takvimlerin çoğu artık geçerli değil

Bu yıl herhangi bir noktada AB Yapay Zeka Yasası takvimini arattıysanız, yüksek riskli rejimin 2 Ağustos 2026'da bütünüyle yürürlüğe gireceğini okumuş olma ihtimaliniz yüksektir. Türkçe uyum sayfaları bunu neredeyse kelimesi kelimesine tekrarlıyor, birkaç İngilizce kaynak ise 2024'ten bu yana hiç güncellenmemiş durumda. Bilgi artık doğru değil. Dijital Omnibus, o tarih gelmeden önce yüksek riskli sistemlerin uygulanma tarihlerini değiştirdi ve bunu yayımlanmış materyalin büyük bölümünün yetişemeyeceği kadar geç yaptı. Program planınızda, yönetim kurulu sunumunuzda ya da tedarikçi anketinizde hâlâ eski tarih duruyorsa, düzeltmeyi bir satın alma değerlendirmesinin ortasında müşteriniz yapmadan önce sizin yapmanız çok daha ucuza gelir.

Söz konusu düzenleme, 8 Temmuz 2026 tarihli (AB) 2026/1744 sayılı Tüzük. Bu tüzük hem (AB) 2024/1689 sayılı Tüzüğü hem de (AB) 2018/1139 ve (AB) 2023/1230 sayılı tüzükleri değiştiriyor. Resmî Gazete'de 24 Temmuz 2026'da yayımlandı ve 27 Temmuz 2026'da yürürlüğe girdi. Metin eur-lex.europa.eu/eli/reg/2026/1744/oj adresinde duruyor; Avrupa Komisyonu ise kendi düzenleyici çerçeve sayfasını digital-strategy.ec.europa.eu üzerinde tutuyor. Hukuk ekibi atıf yapılabilir bir kaynak istediğinde gösterdiğimiz yer tam olarak burasıdır. Bu iki kaynak, tarihlerle ilgili tartışmaların neredeyse tamamını bitirir. İkisi de blog yazısı değil, ikisi de ödeme duvarının arkasında değil ve ikisi de metnin sahibi kurumlar tarafından güncelleniyor.

Bir mühendislik yazısı neden düzeltmeyle açılır? Çünkü yanlış tarih, maliyeti birbirine denk iki hata üretiyor. Ağustos 2026 uçurumuna inanan ekipler hızla uyum tiyatrosu kurdu: bir politika dokümanı, sistemlerin listelendiği bir tablo, iki kez toplanıp dağılan bir yönetişim komitesi. Sonradan bir ertelemeyi duyan ekipler ise hiçbir şeyin uygulanmadığı sonucuna varıp tamamen durdu. İki okuma da yanlış ve ikincisi daha kötü, çünkü bu ay fiilen yürürlüğe giren yükümlülükler tam da son kullanıcıya dokunan ürünleri ilgilendiriyor. Takvimi bir kez okuyun, doğru tarihleri yol haritasına yazın ve geliştirmeye dönün. Bunu birinin tedarikçi sitesinde bulduğu bir slayttan devralmayın.

Gerçekte bağlayıcı olan zaman çizelgesi

Temel düzenlemeden başlayalım. Yapay Zeka Yasası, (AB) 2024/1689 sayılı Tüzüktür. 1 Ağustos 2024'te yürürlüğe girdi ve istisnalarıyla birlikte 2 Ağustos 2026'da uygulanmaya başladı. Bu istisnalardan ikisi çoktan geride kaldı. Madde 5 kapsamındaki yasaklı uygulamalar ve yapay zeka okuryazarlığı yükümlülükleri 2 Şubat 2025'ten beri uygulanıyor; yani yasak listesindeki her şey Birlik içinde on sekiz aydan uzun süredir hukuka aykırı. Genel amaçlı yapay zeka modeli sağlayıcılarına yönelik yükümlülükler, Madde 51 ila 56, 2 Ağustos 2025'ten beri yürürlükte. Uyum anlatınız 2026'da başlıyorsa bir buçuk yıl geç başlıyor demektir ve ciddi bir denetçinin ilk bulacağı şey bu boşluktur.

Sonra omnibus geliyor. Ek III kapsamındaki bağımsız yüksek riskli sistemler, yani biyometri, kritik altyapı, eğitim, istihdam, göç, iltica ve sınır kontrolünü kapsayan kategori, 2 Ağustos 2026'dan ertelendi ve artık 2 Aralık 2027'den itibaren uygulanacak. Ek I kapsamındaki ürüne gömülü yüksek riskli sistemler, yani asansör, oyuncak ve makine gibi düzenlenmiş ürünlerin içine yerleşen sistemler, 2 Ağustos 2028'den itibaren uygulanacak. Eski takvimleri yanlış kılan iki başlık bunlar. Değişikliğin biçimine dikkat edin: bu bir uygulanma tarihi ertelemesidir; yürürlükten kaldırma değildir, kategorilerin daraltılması değildir ve yüksek riskli sistem tanımının değişmesi hiç değildir. Karşılaştırılacağınız tanımlar aynen duruyor.

Çok daha az dikkat çeken, çok daha yakın bir tarih var. Madde 50(2), piyasada halihazırda bulunan sistemlere sentetik içerik işaretleme için 2 Aralık 2026'ya kadar bir geçiş süresi tanıyor; omnibus ile getirilen yeni yasaklar da aynı tarihe kadar geçiş süresi taşıyor. Bu tarih dört aydan yakın. Çoğu ürün ekibi için bu yıl önemli olan tarih 2 Aralık 2026; 2027 değil, hele 2028 hiç değil. Yani çalışma takvimi şudur: bugün, genel uygulanabilirlik artı Madde 50 şeffaflık; 2 Aralık 2026, geçiş süreleri kapanıyor; 2 Aralık 2027, Ek III bağımsız yüksek riskli sistemler; 2 Ağustos 2028, Ek I ürüne gömülü yüksek riskli sistemler. Dört tarih, bu sırayla, yol haritasında.

Bu takvimi taşırken iki pratik not. Birincisi, tarihler şirketlere değil sistemlere bağlanır; dolayısıyla bir kurum aynı anda bir üründe süreyi geçmiş, başka bir üründe on sekiz ay uzakta olabilir. Şirket geneline yayılan tek bir uyum tarihi, size önceliklendirme yeteneğinizi kaybettirecek bir kurgudur. İkincisi, ertelenen tarihler, geriye doğru işleyen bir sürecin dış sınırıdır. Bir sistem üçüncü taraf uygunluk değerlendirmesi gerektiriyorsa iş Aralık 2027'den epey önce başlamış değil bitmiş olmalıdır ve o değerlendirme kuyruğunu aynı takvimi okuyan bütün Avrupa şirketleriyle paylaşırsınız. Planı yasal tarihe göre değil, değerlendirme randevusuna göre kurun; takvimde geriye doğru çalışın ve randevu tarihini bir teslimat kilometre taşı gibi izleyin.

Madde 50 ertelenmedi ve en çok ürüne dokunan madde bu

Omnibus sonrası en önemli tek gerçek olumsuz bir cümledir: Madde 50 şeffaflık yükümlülükleri ertelenmedi. Planlandığı gibi 2 Ağustos 2026'da yürürlüğe girdi. Bu madde, bir yapay zeka sistemiyle etkileşen kişinin bunu bilmesi gerektiğini, sentetik ses, görüntü, video ve metnin yapay olarak üretildiğinin veya değiştirildiğinin makine tarafından okunabilir biçimde işaretlenmesi gerektiğini, belirli deepfake içeriklerin ve kamu yararına yayımlanan üretilmiş metinlerin bu şekilde açıklanması gerektiğini söylüyor. Tüzük içindeki en geniş etki alanına da sahip, çünkü sisteminizin yüksek riskli olup olmadığıyla ilgilenmiyor. Bir destek sohbet botu, bir pazarlama görseli üreticisi ve dışarıya içerik yayımlayan kurum içi bir taslak aracı, üçü de kapsamda.

Makine tarafından okunabilir işaretleme bir politika sorunu değil, mühendislik sorunudur ve göründüğünden zordur. Üretim anında gömülen köken bilgisi şaşırtıcı sayıda adımda hayatta kalır, sonra bir CDN görseli yeniden kodladığında, bir içerik yönetim sistemi yüklemede meta veriyi temizlediğinde ya da bir tasarımcı başka bir araçtan kırpılmış hâlini dışa aktardığında sessizce ölür. İncelediğimiz hatlarda işaretleme genellikle model sınırında vardır ve varlık üretime ulaştığında yoktur. Çözüm, üreticiyi değil bütün yolu test etmektir: işareti yayımlama noktasında, otomatik bir kontrolle, gönderdiğiniz her varlık türü için doğrulayın. Silinmiş bir işareti dokümantasyon eksiği değil, derleme hatası olarak ele alın.

Bildirim tarafı daha ucuzdur ama kullanıcıyı rahatsız edecek biçimde yanlış yapılması kolaydır. Sohbet penceresinin üstündeki tek satır çoğu zaman yeterlidir; her oturumda kapatılması gereken bir modal ölçülü değildir ve bir çeyrek içinde testlerle elenir. Bildirimi bir kez yazın, ortak bir bileşene koyun ve sürümleyin; çünkü hukuk metni en az iki kez gözden geçirecek. Her kullanıcının hangi sürümü gördüğünü kaydedin, zira size sorulacak soru bildirim yapıp yapmadığınız değil, belirli bir tarihte yapıp yapmadığınızdır. Yapay zeka etiği ve önyargı başlığında ele alınan adalet soruları bu işin yerine geçmez, yanında yürür; ikisini tek bir incelemeye sıkıştıran ekipler genellikle ikisini de yarım bırakır.

Erteleme size ne kazandırır, ne kazandırmaz

Ek sürenin gerçekten kazandırdığı şey, yavaş parçalar için alan açmasıdır. Ek III kapsamındaki bir sistem için uygunluk değerlendirmesi bir sprintte yazılan bir doküman değildir. Yaşam döngüsü boyunca işleyen bir risk yönetim süreci, eğitim, doğrulama ve test veri kümeleri için veri yönetişimi kanıtı, teknik dokümantasyon, kayıt tutma, insan gözetimi tasarımı ve sorgu altında savunabileceğiniz doğruluk, dayanıklılık ve siber güvenlik iddiaları gerektirir. Bu iddiaları uygulanabilir kılan uyumlaştırılmış standartlar hâlâ olgunlaşıyor ve üçüncü taraf değerlendirmesi gereken kategorilerde onaylanmış kuruluş kapasitesi tüm pazarı tek çeyrekte zaten emeyecekti. Bu açıdan erteleme, bir taviz olduğu kadar arz tarafı düzeltmesidir ve gerçek bir nefes alanı saymak makuldür.

Kazandırmadığı şey ise çoğu ekibin varsaydığı şeydir. Şubat 2025'ten beri yürürlükte olan Madde 5'ten sizi muaf tutmaz. Ağustos 2025'ten beri uygulanan genel amaçlı yapay zeka yükümlülüklerine dokunmaz. Madde 50'yi ertelemez. Sisteminizdeki her kişisel veri akışına Yapay Zeka Yasası'ndan bağımsız olarak uygulanmaya devam eden GDPR'ı etkilemez ve Türk hukukuna hiçbir etkisi yoktur; burada 6698 sayılı Kanun ve düzenleyicinin kendi rehberleri bir model hattında kişisel veriyle ne yapabileceğinizi zaten belirliyor. Bu tarafın mühendislik karşılığı KVKK üretken yapay zeka rehberinin mühendislik karşılığı yazısında. Omnibus'u genel af olarak okuyan ekip yanlış okumuştur ve bu yanlış okuma ilk ciddi müşteri denetiminde ortaya çıkar.

Ertelemenin daha sinsi maliyeti davranışsaldır. Yapay Zeka Yasası uyumunda uzun tedarik süreli kalem politika değil kanıttır ve kanıt, geriye dönük toplanmaya direnir. 2027 ortasında, 2025'ten beri canlıda olan bir sistem için on sekiz aylık değerlendirme sonucuna, model kayması izlemesine, olay kaydına ve insan müdahalesi istatistiğine ihtiyacınız olduğuna karar verirseniz bunları üretemezsiniz. Yalnızca o günden itibaren toplamaya başlar ve boşluğu yazılı olarak açıklarsınız. Kayıt tutmayı ertelediğiniz her ay, asla sahip olamayacağınız bir aylık teknik dokümantasyondur. Mecbursanız evrak işini durdurun ama enstrümantasyonu durdurmayın; geriye dönük doldurulamayan tek parça odur. Kayıt şeması bir kez oturduğunda taşıma maliyeti neredeyse sıfırdır.

Ülke dışı kapsam: Türk şirketi neden zaten içeride

Yapay Zeka Yasası, şirketinizin nerede kayıtlı olduğuna dair bir kural değildir. Sistemin ve etkilerinin nereye düştüğüne dair bir kuraldır. Bir yapay zeka sistemini Birlik pazarına süren sağlayıcı, nerede yerleşik olursa olsun kapsamdadır. Birlik dışında yerleşik olup sistemin ürettiği çıktı Birlik içinde kullanılan sağlayıcı veya kullanıcı da kapsamdadır. Türk şirketlerini yakalayan ikinci koldur ve sessizce yakalar. Almanya'da üç kurumsal müşterisi olan bir Türk SaaS sağlayıcısı, o kullanımlar bakımından kapsamdadır. Hollanda'daki bir müşteri için iş başvurularını sıralayan bir Türk hizmet şirketi de öyledir; her sunucu, her mühendis ve her sözleşme Türkiye'de olsa bile.

Uygulamada tetikleyici kalıplar sıkıcı derecede yaygındır. Bir AB iştirakiniz veya bayiniz vardır. Ürününüzde self servis kayıt vardır ve AB kullanıcıları sizi bulmuştur. Çıktınızı bir AB kullanıcısı tüketip onunla karar üretir. Birlik içine ürün gönderen bir platforma beyaz etiket verirsiniz. Bunlardan herhangi biri portföyünüzün bir kısmını Tüzük kapsamına sokar ve değerlendirme şirket başına değil, sistem ve rol başına yapılır. Doğru tepki tüm envanter için paniklemek değildir. Envanterden geçen ve AB maruziyeti olan sistemleri olmayanlardan ayıran bir çizgi çizmek, sonra o çizgiyi güncel tutmaktır; çünkü satış ekibi çizgiyi mühendisliğe haber vermeden oynatır.

Hukuki değerlendirme sizi kapsam dışında bıraksa bile Yasa genellikle satın alma yoluyla kapıdan girer. Kapsamdaki AB müşterileri kendi yükümlülüklerini sözleşme diliyle tedarik zincirine aktarır ve anketler artık model dokümantasyonu, değerlendirme kanıtı, kayıt saklama şartları ve olay bildirim süreleri istiyor. Bir Türk tedarikçinin yanıtladığı neredeyse her AB odaklı ihalede bunu görüyoruz. İyi yanıtlamak ticari avantajdır; kötü yanıtlamak, düzenleyiciyle hiç ilgisi olmayan işleri kaybettirir. Tablonun yerli yarısı için, aynı yükümlülüklerin ihracat ilişkileri üzerinden Türk tedarikçilere nasıl ulaştığı dahil, Türkiye'de yapay zeka mevzuatının gerçekte nerede durduğu yazısına bakın. İki yazıyı birlikte okumak, aynı sistemin iki taraftan nasıl göründüğünü gösterir.

Yaptırımlar: yapı ve herkesin alıntıladığı rakam

Yasa, dünya genelindeki yıllık cironun bir yüzdesi veya sabit bir avro tutarı, hangisi yüksekse o biçiminde ifade edilen kademeli bir yaptırım yapısı kullanır. Niteliksel olarak üç kademe vardır. En yüksek kademe yasaklı uygulamaların ihlaline ayrılmıştır. Orta kademe, yüksek risk gereklilikleri ve şeffaflık ödevleri dahil diğer yükümlülüklerdeki başarısızlıkları kapsar. Alt kademe, onaylanmış kuruluşlara veya ulusal yetkili otoritelere yanlış, eksik ya da yanıltıcı bilgi verilmesine uygulanır. Bu tasarım bilinçlidir ve denetimin nasıl işlemesinin beklendiği hakkında bir şey söyler: düzenleyiciyi yanıltmak, teknik bir gerekliliği karşılayamamaktan ayrı bir hatta cezalandırılır. Bu ayrım, denetim yazışmalarını kimin imzaladığını da önemli kılar.

Her yerde alıntılanan rakam en yüksek kademenin tavanıdır: dünya genelindeki yıllık cironun %7'sine veya 35 milyon avroya kadar, hangisi yüksekse. Bu rakamla ilgili iki şey genelde atlanır. Birincisi bunun bir tarife değil tavan olmasıdır; gerçek tutarlar ihlalin niteliği ve süresi, kurumun iş birliği yapıp yapmadığı ve benzeri etkenlere göre belirlenir. İkincisi, rakamı küçük şirketler için ısırıcı kılan hangisi yüksekse ifadesidir. 40 milyon avro cirolu bir firma düzgün orantılı küçük bir cezayla karşılaşmaz, çünkü avro tabanı devreye girer. Orta ölçekli bir Türk ihracatçısı için bu, şirketin tamamı demektir ve yönetim kurulu bunu açıkça duymayı hak eder.

Yine de para cezaları bir mühendislik kuruluşu için nadiren birinci dereceden risktir. Gerçekçi sıralama, yaptırımdan çok önce gelen pazar baskısıdır: bir müşteri denetimi başarısız olur, bir satın alma kapısı kapanır, bir distribütör listelemeyi çeker, bir dokümantasyon boşluğu kapatılırken sistem geri çekilir. Gelir üreten bir üründen altı haftalık geri çekilmenin maliyeti, ilk denetim işleminin üreteceği her şeyi gölgede bırakır ve yıllar önce gelir. Programı manşetteki yüzdeye göre değil bu sonuca göre boyutlandırın. Öngörebildiğiniz sonuç budur, ticari ekibinizin zaten anladığı sonuç budur ve bütçe konuşmasını hukuki değil operasyonel bir konuşmaya çevirir. Bütçeye yazdığınız sayı da böylece savunulabilir olur.

Sağlayıcı mısınız kullanıcı mı ve sistem gerçekten yüksek riskli mi

Yasadaki neredeyse her yükümlülük bir role bağlanır; dolayısıyla sınıflandırma her şeyden önce gelir. Sağlayıcı, bir yapay zeka sistemini geliştiren ya da geliştirten ve kendi adı veya markası altında piyasaya süren veya hizmete sunan taraftır. Kullanıcı ise sistemi kendi yetkisi altında kullanan taraftır. Yükümlülükler asimetriktir: sağlayıcılar ağır uygunluk, dokümantasyon ve piyasaya arz sonrası izleme yükünü taşır, kullanıcılar gözetim, girdi verisi ve talimatlara uyma ödevlerini taşır. Tuzak, rollerin sabit olmamasıdır. Üçüncü taraf bir sistemi kendi markanızla sunmak ya da üzerinde esaslı değişiklik yapmak sizi kullanıcıdan sağlayıcıya taşıyabilir ve pek çok ekip bunu ince ayarlı bir modeli ürün adıyla yayımlayarak kazara yapmıştır.

İkinci soru sistemin gerçekten yüksek riskli olup olmadığıdır ve çoğu kurumsal kullanım için dürüst yanıt hayırdır. Kurum içi belge arama asistanı, pazarlama metni taslak aracı, kod asistanı, müşteri sorularını yanıtlayan bot: bunların hiçbiri Ek III kategorilerine girmez ve girer gibi davranmak, değerlendirmeye ve güvenliğe gitmesi gereken bütçeyi harcar. Yüksek risk, Ek III'te sayılan kullanımları, örneğin istihdam eleme veya biyometrik kimlik tespiti, ya da Ek I mevzuatı kapsamındaki bir ürünün güvenlik bileşeni olarak çalışan bir sistemi ifade eder. İkisinde de değilseniz bu yılki yükümlülükleriniz şeffaflık, genel ürün ve tüketici hukuku, kişisel veri koruması ve müşterilerinizin sözleşmeyle istedikleridir.

Israrla talep ettiğimiz şey, sınıflandırmanın yazılı olmasıdır. Sistem başına tek sayfalık bir karar kaydı, yani rol, kategori, gerekçe, imzalayan kişi ve tarih, yüz sayfalık bir politikadan daha değerlidir. Bir denetçinin ilk sorusunu yanıtlayan kayıt budur, personel değişimini bu kayıt atlatır ve rahatsız edici konuşmayı erken yapmaya bu zorlar; zaten amacı da odur. Sistem esaslı biçimde değiştiğinde değerlendirmeyi yeniden çalıştırın ve rol değişikliğini yeni imza gerektiren, sürümü bloke eden bir olay olarak ele alın. Bu kayıt ve bir envanter satırının taşıması gereken diğer alanlar mühendislerin gerçekten işlettiği yönetişim artefaktları yazısında tanımlı.

Genel amaçlı model yükümlülükleri zaten yürürlükte ve tedarikçinize düşüyor

Genel amaçlı yapay zeka modeli sağlayıcılarına yönelik yükümlülükler, Madde 51 ila 56, 2 Ağustos 2025'ten beri uygulanıyor. Bir temel modeli eğitmek yerine üzerine geliştiriyorsanız bu maddelerin muhatabı değilsiniz, ama başlıca faydalananı sizsiniz. Model tedarikçinizden teknik dokümantasyon, alt sağlayıcılar için bilgi, telif hakkı politikası ve eğitim içeriğine dair yeterince ayrıntılı bir özet isteyebilmenizin nedeni bu maddelerdir. Bir yıl önce bu talep, müşteri temsilcisinin verdiği bir iyilikti. Bugün masanın diğer tarafındaki bir yükümlülüğe karşılık geliyor ve doğru hamle, artefaktları denetim anında değil satın alma sırasında yazılı olarak istemektir. Sözleşme imzalandıktan sonra bu talepler pazarlık gücünü tümüyle kaybeder.

Talepleri açılış toplantısına değil sözleşmeye koyun. Kullandığımız liste kısadır: değişiklik bildirimi taahhüdüyle birlikte model ve sürüm tanımlayıcıları; tedarikçinin kendi dokümantasyon paketi; kullanım senaryonuzla ilgili değerlendirme sonuçları; istemlerin ve çıktıların, eğitimde kullanılıp kullanılmadığı dahil, veri işleme koşullarına dair bir beyan; olay bildirim süreleri; ve bir model sürümü geri çekilirse çıkış yolu. Hafife alınan kalem model kullanımdan kaldırmadır. Barındırılan model sürümleri sizin değil tedarikçinin takvimine göre emekli olur ve zorunlu bir geçiş, elinizdeki her değerlendirme sonucunu geçersiz kılar. Yeniden doğrulama döngüsü bütçelememiş ekipler genelde iki kez şaşırır: bir kez bildirim süresiyle, bir kez de gerilemeyle.

Bunun mimari bir sonucu da var. Düzenleyici maruziyetiniz ağırlaştıkça model katmanını kontrol etmek daha cazip hâle geliyor; ister kurum içi barındırılan açık ağırlıklı modellerle ister ihtiyacınız olan şartlarda sözleşme yapacak bir tedarikçiyle. Bu karar hâlâ hukuki olmaktan çok ekonomiktir ve dengeler her iki yönde de affetmez, ama karşılaştırmadaki düzenleme sütunu Ağustos 2025'ten bu yana ağırlaştı. Bir iş yükünü yalnızca uyum gerekçesiyle kurum içine taşımayız ve bunu soran müşterilere açıkça söyleriz. Buna karşılık, sürümler arasında neyin değiştiğini söylemeyen bir tedarikçinin modeli üzerine düzenlemeye tabi bir sistem kurmayı reddederiz. Bu, teknik değil sözleşmesel bir kırmızı çizgidir.

Erteleme olsun olmasın önümüzdeki on iki ayda ne kurulmalı

Sıfırıncı aydan üçüncü aya kadar envanter ve sınıflandırma vardır. Yapay zekaya dokunan her sistemi listeleyin; SaaS ürünlerinin içinde özellik olarak satın alınanlar dahil, çünkü sürprizler oradadır. Her biri için üstlendiğiniz rolü, çıktının Birlik içine ulaşıp ulaşmadığını, ilgili veri kategorilerini ve tarih atılmış bir yüksek risk kararını kaydedin. Ardından kullanıcıya görünen her yüzeyi Madde 50 maruziyeti için tarayın ve boşlukları 2 Aralık 2026'dan önce kapatın. Birkaç yüz kişilik kurumlarda bu işin tipik olarak bir mühendis ile hukuk veya uyumdan bir kişinin kısmi zamanlı dört ila sekiz haftasını aldığını görüyoruz ve iş, kimsenin bilmediği iki ila beş sistemi düzenli olarak ortaya çıkarıyor.

Üçüncü aydan altıncı aya kadar enstrümantasyon vardır; geriye dönük doldurulamayan parça budur. Değerlendirme koşumunu sürümlenmiş bir veri kümesine karşı kurun, girdileri, çıktıları, model sürümünü, erişim kaynaklarını ve gecikmeyi yakalayan yapılandırılmış kayıt tutmayı bağlayın ve insan gözetimi mekanizmasını bir politika cümlesi olarak değil gerçekten tasarlayın. İnceleyenin ne göreceğine, ne kadar süresi olacağına, neyi geçersiz kılabileceğine ve bunu yaptığında neyin kaydedileceğine karar verin. Saklama süresi aynı anda gizlilik ekibinizle karara bağlanmalı, çünkü Yapay Zeka Yasası sizi kayıt tutmaya iterken kişisel veri hukuku daha az tutmaya itiyor. Mekanik gözlemlenebilirlik ve değerlendirme yazısında; mühendislik eforunun çoğu buraya gider.

Altıncı aydan on ikinci aya kadar dokümantasyon, bir doküman olarak değil bir derleme çıktısı olarak ele alınır. Teknik dosyayı gerçeği zaten tutan sistemlerden üretin: model kaydı, değerlendirme koşuları, veri soyağacı, değişiklik günlüğü, olay kayıtları. Dosyayı her çeyrekte bir insan elle derliyorsa bir sürüm döngüsü içinde bayatlar ve tam da denetçinin fark ettiği biçimde yanlış olur. Bir olay taksonomisi ve sahibi adıyla yazılmış bir müdahale kılavuzu ekleyin, satın alma sırasında toplanan tedarikçi kanıtını içine katın ve tüm süreci düşmanca davranmasına izin verilen bir iç denetçiyle bir kez prova edin. Kapsamda beş ila on beş sistemi olan bir kurum için bir deneyimli mühendisin zamanının yaklaşık dörtte biri, bir yıl boyunca, gerçekçi bir başlangıç bütçesidir.

Yapılmaması gereken bir şey var: paralel bir uyum yığını kurmak. Yukarıdaki her artefaktın Tüzükten bağımsız, meşru bir mühendislik amacı vardır. Değerlendirme veri kümeleri gerilemeleri durdurur. Yapılandırılmış kayıtlar olay sürelerini kısaltır. Değişiklik kontrolü sessiz model değişimlerini engeller. Envanter, aynı yeteneğe iki kez ödeme yapmayı önler. Uyum programınız başka hiçbir şeyin tüketmediği dokümanlar üretiyorsa çürür ve denetim tam da çürüdüğünü bulur. Bu işten iyi çıkan ekipler, düzenleyiciyi mühendislerin zaten istediği artefaktların ikincil tüketicisi hâline getirenlerdir. Bütün numara budur ve bu yüzden konuyu hukuki değil platform sorunu sayarız. Bütçeyi de bu yüzden platform kaleminden çıkarıyoruz.

HatsonTech olarak bunu nasıl ele alıyoruz

Biz bir mühendislik şirketiyiz, hukuk bürosu değiliz ve bu çizgiye dikkat ediyoruz. Sınıflandırma konusunda hukuki görüş vermiyoruz. Bir sınıflandırmayı savunulabilir kılan sistemleri kuruyoruz ve bir konuya müvekkilin hukukçusunun bakması gerektiğini düşündüğümüzde bunu açıkça söylüyoruz. Pratikte bu, değerlendirme koşumu, kayıt tutma ve saklama tasarımı, insan incelemesi iş akışı, model ve istem değişiklik kontrolü ve bir şablona yazılmak yerine bu sistemlerden üretilen teknik dokümantasyon demek. Müşterinin avukatları kapsam konusunda bir pozisyon ürettiğinde bizim işimiz yazılımı ona uydurmak ve bir sonraki sürümden sonra da uyumlu tutmaktır; genellikle sessizce başarısız olan kısım budur. Bu ikinci kısmın fark edilmesi çoğu zaman aylar alır.

Türk kurumlarında en sık gördüğümüz şey iki uç arasındaki boşluktur. Hukuki okuma iyidir, bazen çok iyidir; altındaki sistemlerde ise kayıt yoktur, sürümlenmiş değerlendirme kümesi yoktur ve hangi istem değişikliğini kimin onayladığına dair bir iz yoktur. Bu boşluğu kapatmak gösterişsiz bir iştir: bir model kaydı, sürüm kontrolü altında bir istem deposu, CI içinde çalışan bir değerlendirme paketi ve bir PDF'te değil veritabanında gerçekten uygulanmış bir saklama politikası. Uyumun çok dışında da karşılığı vardır, çünkü bir ekibin modelleri korkmadan değiştirebilmesini sağlayan şey aynı enstrümantasyondur. Hukukta yapay zeka yazısında anlattığımız çalışmalarımız tam da bu yığın üzerinde koşuyor.

Sıfırdan başlıyorsanız önerdiğimiz sıra şudur: envanter, sonra Aralık'tan önce Madde 50 yüzeyleri, sonra enstrümantasyon, sonra dokümantasyon. Bu, uyumun genelde satıldığı sıranın bilinçli olarak tersidir; çünkü ucuz kazanımlar önde durur ve pahalı taahhütler, hangi sistemlerin bunu hak ettiğini öğrendikten sonra arkaya aittir. Bunu ayrı bir uyum projesi olarak değil, normal teslimatın parçası olarak özel platformların içine kuruyoruz; özel yazılım geliştirme pratiğimiz tam olarak bunun için var. İşinize yararsa bugün kullandığınız takvim slaytını getirin, üzerindeki hangi tarihlerin yanlış olduğunu söyleyelim. Genellikle en az bir tanesi yanlış çıkıyor ve düzeltmesi çoğu zaman bir saatlik bir iştir.